Skolyoz Rehberi · Günlük Yaşam

Okul, spor ve günlük yaşam

Kısa yanıt: Skolyozu olan bir çocuğu spordan uzak tutmak için dayanak yoktur. Tam zamanlı korse takan 785 çocuk ve ergenin izlendiği bir kohortta, haftada iki kez ve daha sık spor yapanların on sekiz aylık sonuçları daha iyi bulunmuştur. Yüzme genel sağlık için değerli bir spordur ancak skolyoza özgü egzersizin yerine geçmez. Ağır çanta skolyozun sebebi değildir ve çantayı hafifletmek eğriliği düzeltmez, buna karşılık kötü taşınan bir çanta zaten eğriliği olan bir çocukta rahatsızlığı artırabilir. Beden eğitiminden muafiyet otomatik bir adım olarak düşünülmemelidir ve bu karar hekime aittir.

Spor yasak değil, kanıt tam tersini söylüyor

Tanı konduktan sonraki ilk haftalarda pek çok ailede kendiliğinden bir yasak listesi oluşur. Basketbol antrenmanı iptal edilir, çocuk okul takımından çekilir, yaz tatilinde bisiklete binmesine izin verilmez. Bu refleksin arkasında koruma isteği vardır. Sonucu ise çoğu zaman çocuğun kendini hasta olarak görmeye başlamasıdır.

Sporun eğriliğin gidişatındaki yeri bu sayfanın konusudur ve rehberin diğer bölümleri bu başlıkta buraya yönlendirir. Eldeki en somut veri, günün neredeyse tamamında korse takan çocuklardan gelir. Negrini ve arkadaşlarının 785 çocuk ve ergende idiyopatik skolyozu (nedeni bilinmeyen, en sık görülen skolyoz türü) izlediği kohortta, haftada iki kez ve daha sık spor yapan 290 çocuk, haftada bir kez ve daha az spor yapan 495 çocukla karşılaştırıldı. On sekiz aylık izlemde daha sık spor yapan grubun eğriliğinin iyileşmiş olma olasılığı belirgin biçimde yüksek bulundu. Bunun sayısal karşılığı şudur: olasılık oranı 1,59, yani spor yapan grupta iyileşme şansı yaklaşık bir buçuk kat daha fazla. Bu tahminin yüzde 95 güven aralığı 1,17 ile 2,16 arasındadır. Güven aralığı, gerçek değerin büyük olasılıkla hangi iki sayı arasında bulunduğunu gösterir ve buradaki aralığın tamamı 1'in üzerinde kaldığı için bulgu rastlantıyla açıklanamayacak kadar tutarlıdır. İyileşme olasılığı, haftalık spor sıklığı arttıkça yükselmeye devam etti. Bu çocukların hepsi tam zamanlı korse kullanıyordu, dolayısıyla "korse takan çocuk spor yapamaz" cümlesinin dayanağı da aynı veride ortadan kalkar.

Bulgunun sınırı da açıkça söylenmelidir. Çalışma randomize değildir, yani çocuklar spor yapan ve yapmayan gruplara rastgele ayrılmamıştır. Sporu sürdüren bir çocuk başka açılardan da farklı olabilir. Daha motive olabilir, korsesini daha düzenli takıyor olabilir, ailesinin takip kapasitesi daha yüksek olabilir. Bu karıştırıcı etkenler birbirinden ayrıştırılamadığı için sonuç "spor eğriliği düzeltir" biçiminde okunamaz. Okunabilecek olan şudur: sporu yasaklamayı haklı çıkaran bir veri yoktur ve eldeki veri ters yöndedir.

Sporun bir başka özelliği de skolyoza özgü bir programın yerini almamasıdır. Voleybol antrenmanına giden bir çocuk gövde farkındalığı, kondisyon ve akran ilişkisi kazanır. Eğrilik desenine göre kurulmuş bir düzeltme çalışması ise ayrı bir iştir ve antrenmanda kendiliğinden gerçekleşmez. Bu ikisi aynı haftanın iki ayrı kalemidir ve birlikte planlanır.

Tek taraflı sporlar zararlı mı

Basketbol, voleybol, tenis, jimnastik, eskrim ve benzeri branşlar için velilerin sık sorduğu soru şudur: gövdeyi tek yönde çalıştıran bir spor eğriliği kötüleştirir mi? Bu sorunun dürüst cevabı, elde branş branş ayrılmış güvenilir bir veri bulunmadığıdır. Hangi sporun güvenli, hangisinin sakıncalı olduğunu gösteren bir liste, bugünkü kanıt düzeyiyle üretilemez.

Bunun pratikteki karşılığı önemlidir. Bir çocuğun yıllardır yaptığı, arkadaş çevresini ve kimliğinin bir parçasını kurduğu sporu bıraktırmak ciddi bir müdahaledir ve ciddi bir gerekçe ister. "Tek taraflı spor" başlığı böyle bir gerekçe sağlamaz. Çocuğu üç yıldır oynadığı takımdan çıkarmadan önce, bu kararın neye dayandığı sorulmalıdır.

Karar verilirken tartışılabilecek somut ölçütler vardır. Antrenman sonrası geçmeyen ağrı oluyor mu, çocuk korsesini antrenman günlerinde belirgin biçimde daha az takıyor mu, haftalık program skolyoza özgü çalışmaya hiç yer bırakmayacak kadar mı doldu? Bunlar ölçülebilir sorulardır ve cevapları çocuktan çocuğa değişir. Branşın adına bakarak verilen genel bir yasak ise ölçülebilir hiçbir şeye dayanmaz.

Yüzme meselesi ve neden yanlış anlatıldığı

"Çocuğunuzu yüzmeye yazdırın" cümlesi Türkiye'de skolyoz tanısı alan ailelerin en sık duyduğu tavsiyedir. Bu tavsiyenin arkasındaki mantık anlaşılırdır: su içinde omurgaya binen yük azalır, hareket simetrik görünür, sporun kendisi zararsızdır. Buna karşılık yüzmenin eğrilik üzerinde düzeltici bir etkisi olduğunu gösteren kanıt yoktur.

Zaina ve arkadaşlarının çalışması bu konuda sık atıf alır. Araştırmacılar 112 rekabetçi genç yüzücüyü aynı yaştaki 217 öğrenciyle karşılaştırdı ve yüzücülerde gövde asimetrisi riskini daha yüksek buldu (olasılık oranı 1,86; yüzde 95 güven aralığı 1,08-3,20). Bu sonuç, tavsiyenin yönünün en azından sorgulanması gerektiğini gösterir.

Yine de bu çalışmanın ne söylediğine ve ne söylemediğine dikkat etmek gerekir. Araştırma kesitseldir, yani belirli bir andaki durumu ölçer ve neden-sonuç ilişkisi kuramaz. Ayrıca incelenen grup rekabetçi, yüksek antrenman hacmine sahip yüzücülerden oluşur. Haftada iki kez keyif için havuza giren bir ortaokul öğrencisi bu grubun içinde değildir. Dolayısıyla bu bulgudan "yüzmeyi bırakın" sonucu çıkarılamaz.

Geriye kalan cümle sade ve kullanışlıdır. Yüzme genel sağlık, kondisyon ve keyif açısından iyi bir spordur. Skolyozun tedavisi değildir, skolyoza özgü egzersizin yerine geçmez ve bir çocuğun tek yaptığı şey yüzmeyse o çocuk için skolyoza yönelik bir çalışma yapılmıyor demektir. Bir aileye bunun söylenmesi, tavsiyeyi sessizce onaylamaktan daha yararlıdır.

Pilates, yoga ve benzeri arayışlar

Okul dışı saatler için sorulan sorular çoğu zaman aynı ihtiyaçtan doğar. Aile bir şey yapmak ister, ulaşabildiği ve bütçesine uyan seçenekleri sıralar ve bunlardan birinin yeterli olmasını umar. Pilates ve yoga bu listenin başında gelir.

Bu çalışmalar gövde kuvveti, esneklik ve beden farkındalığı açısından kendi başlarına değerlidir. Skolyoza özgü değildirler, yani çocuğun eğriliğinin nerede olduğuna ve hangi yöne baktığına göre kurulmazlar. Bu yaklaşımların skolyoz üzerindeki kanıt durumu ayrı bir konudur ve korse ve egzersiz ile Schroth yöntemi sayfalarında ele alınır.

Bu sayfanın söyleyebileceği şey takvimle ilgilidir. Bir çocuğun haftası sınırlıdır. Skolyoza özgü çalışmanın yerine genel bir aktivite konursa, ortaya "hem bir şey yapıyoruz hem de asıl işi yapmıyoruz" gibi görünmesi zor bir tablo çıkar. İkisi birlikte planlanabilir, biri diğerinin yerine konamaz.

Beden eğitimi dersi: korumakla dışlamak arasındaki çizgi

Velilerin bu konudaki sorusu genellikle "rapor alıp muaf tutturalım mı" biçiminde gelir. Sorunun altında yatan ihtiyaç ise farklıdır: aile, korumakla dışlamak arasındaki çizgiyi birinin netleştirmesini bekler.

Muafiyet kararı hekimin kararıdır ve çocuğun eğriliğine, büyüme durumuna, varsa korse reçetesine ve ek sorunlarına göre verilir. Bir fizyoterapi sayfası bu kararı veremez. Söylenebilecek olan, muafiyetin otomatik bir adım olarak düşünülmemesi gerektiğidir; sporun yasaklanmasını haklı çıkaran bir veri yoktur. Yukarıda anlatılan kohort, ortalama kırk derece dolayında eğriliği olan ve günün neredeyse tamamında korse takan çocuklardan oluşur. Yani spordan uzak durması en çok beklenecek grupta bile düzenli spor yapanların sonuçları daha iyi bulunmuştur. Bir çocuğun muaf tutulup tutulmayacağına ise onu izleyen hekim karar verir.

Muafiyetin görünmeyen bir bedeli vardır. Ders boyunca kenarda oturan çocuk o saatin sosyal hayatından da çıkarılmış olur. Takım kurulurken seçilmez, oyunun içinde geçen şakaların dışında kalır ve zamanla kendisini sınıfın "yapamayan" öğrencisi olarak tanımlar. Ergenlik döneminde bu tanımın ağırlığı, atlanan kırk dakikalık dersten fazladır.

Dersin tamamından muaf tutulmak tek seçenek değildir. Belirli hareketlerin dışında tutulması, korse takan bir çocukta o saatin nasıl planlanacağının önceden belirlenmesi ya da beden eğitimi öğretmeninin durumu bilerek çocuğu programa dahil etmesi konuşulabilir. Hangisinin uygun olduğuna hekimle birlikte karar verilir ve okula iletilecek yazının içeriği de o konuşmadan çıkar.

Okul çantası: üç cümlenin birlikte söylenmesi

Çanta sorusu velilerin en sık sorduğu sorulardan biridir ve arkasında somut bir umut vardır. Sebep çantaysa aile kontrolü elinde tutar, çantayı hafifletir ve sorunu çözer. Cevap üç cümleden oluşur ve bu üç cümle birlikte söylenmediğinde yanlış anlaşılır.

Üç cümle şudur. Ağır çanta bu tablonun sebebi değildir. Çantayı hafifletmek de var olanı geri almaz, çünkü sırttan yük kalkınca omurga eski hâline dönmez. Buna karşılık sırtı zaten zorlanan bir çocukta kötü takılan ağır bir çanta günü daha yorucu hale getirebilir ve düzenleme yalnızca bu üçüncü cümle için yapılır.

Birinci cümlenin arkasındaki bilgi şudur: idiyopatik skolyozun oluşumu çok faktörlüdür ve bugün en yakın açıklama genetik yatkınlıktır, tablo tek bir dış etkene bağlanamaz. Burada dürüst olmayı gerektiren bir ayrıntı da var. Bazı kesitsel araştırmalarda ağır okul çantası ile eğrilik arasında istatistiksel bir ilişki bulunmuş, bazılarında bulunmamıştır. Belirli bir andaki bu tür ilişkiler nedensellik göstermez ve ilişkinin ters yönde işlemesi, yani zaten sırtı rahatsız olan bir çocuğun çantasını farklı taşıyor olması da mümkündür. İnternette "çanta ile skolyoz arasında bağlantı bulundu" başlıklı bir habere rastlayan velinin elinde tutması gereken ayrım budur.

Üçüncü cümle ise çanta düzenlemesini anlamlı kılan tek gerekçedir. İki omuz askısının da kullanılması, ağırlığın sırtın ortasına yakın taşınması, günlük gereksiz kitapların okulda bırakılması ve dolap imkânı varsa kullanılması makul konfor önlemleridir. Bunların hiçbiri eğriliğin gidişatını değiştirme iddiası taşımaz ve bir aileye böyle sunulmamalıdır.

Aynı mantık okul dışındaki taşıma alışkanlıkları için de geçerlidir. Tek omuzda taşınan spor çantası, tek elde taşınan enstrüman kutusu ya da alışverişten dönerken çocuğa verilen ağır poşet, rahatsızlık verdiği ölçüde düzeltilmesi gereken şeylerdir. Bunları eğriliğin sebebi saymak ise gereksiz bir suçluluk üretir.

Sırada oturuş ve evdeki çalışma düzeni

Pek çok ailede tanıdan önceki aylar "dik dur" uyarısıyla geçmiştir. Tanı konduktan sonra aynı uyarı bu kez suçluluk duygusuyla birlikte geri gelir. Oysa duruşun yapısal skolyoza yol açtığına dair bir kanıt yoktur. Uzun süre uygunsuz oturmanın kas yorgunluğu yaratabileceği söylenir, ancak bunun eğrilik oluşturduğunu gösteren veri yoktur.

Burada duruş bozukluğu ile yapısal eğriliğin farklı şeyler olduğunu bilmek işe yarar. Bu ayrımın ayrıntısı skolyoz nedir sayfasında anlatılır. Velinin günlük hayatta kullanabileceği kısım şudur: sürekli tekrarlanan uyarı duruşu düzeltmez ve genellikle yalnızca evdeki gerginliği artırır.

Rahat bir çalışma düzeni kurmak yine de kendi başına iyi bir fikirdir. Ayakların yere basabildiği bir sandalye, göz hizasına yakın bir ekran ve uzun çalışma bloklarının arasında kalkıp birkaç dakika hareket etmek yorgunluğu azaltabilir. Bir çocuğun sırasında nasıl oturduğunun eğriliğin gidişatını belirlediğini gösteren veri yoktur. Bu nedenle oturuş düzeni bir tedavi olarak sunulamaz ve yalnızca konfor gerekçesiyle düzenlenir.

Korse okulda: kıyafet, tuvalet ve beden eğitimi saati

Korse reçete edildiğinde ailenin aklına gelen ilk sorular lojistiktir. Kıyafetin altından belli olur mu, okulda tuvalete nasıl gidilir, beden eğitimi saatinde ne yapılır, öğretmen bilmeli midir? Korsenin kendisine dair kanıt ve günlük saat tartışması korse ve egzersiz sayfasındadır. Burada anlatılan, korsenin okul gününe nasıl yerleştiğidir.

Görünürlük konusunda gerçekçi olmak gerekir. Modern gövde korseleri ince değildir ve dar bir tişörtün altında hatları belli olur. Bol kesimli okul gömlekleri, kalın dokulu sweatshirtler ve bele oturmayan üst giysilerle ise korse gün içinde çoğunlukla dikkat çekmez. Bu sayfanın ekleyebileceği ayrıntı daha küçük ve daha pratiktir. Korsenin altına giyilen dikişsiz ince bir iç fanila hem cildi korur hem de plastiğin kıyafete sürtünmesini azaltır. Bu fanilalardan birkaç tane bulundurmak günlük değişimi kolaylaştırır. Okul kıyafeti kemerliyse kemerin korsenin tokalarına denk gelmemesi, çanta askısının korsenin kenarına sürttüğü fark edilirse askı boyunun değiştirilmesi gün boyunca hissedilir rahatlık sağlayan küçük düzenlemelerdir.

Tuvalet ve yemek arası düzeni önceden konuşulduğunda sorun olmaktan çıkar. Korseyle otururken karın bölgesine gelen baskı, öğle yemeğinden sonra daha belirgin hissedilebilir. Tokaların ne zaman ve ne kadar sıkılacağı ise korseyi veren ekibin talimatına bağlıdır ve okulda çocuğun kendi kararına bırakılan bir ayar haline gelmemelidir.

Beden eğitimi saatinde korsenin çıkarılıp çıkarılmayacağı ve o sürenin günlük saat hesabına nasıl gireceği reçeteyi veren hekime sorulacak bir sorudur. Bu bilgi baştan netleştirilmediğinde çocuk her hafta aynı belirsizliği yeniden yaşar ve genellikle en kolay yolu, yani korseyi çantada unutmayı seçer.

Öğretmenin bilmesi gerekip gerekmediği ailenin ve çocuğun birlikte vereceği bir karardır. Beden eğitimi öğretmeninin durumdan haberdar olması, çocuğun neden bazı hareketleri yapmadığını anlaşılır kılar ve yanlış yorumlanma ihtimalini azaltır. Sınıfa duyuru yapılması ise ayrı bir konudur ve çocuğa sorulmadan yapılmamalıdır.

Arkadaşlara ne söylenir

Korsenin bırakılmasının arkasında çoğu zaman tıbbi bir gerekçe değil, akran kaygısı vardır. Bir ergen için sınıfta fark edilmek, sırt sağlığına dair uzun vadeli bir hesaptan çok daha yakın ve somut bir tehdittir. Bu kaygıyı "boş ver, kimse fark etmez" diyerek geçiştirmek işe yaramaz ve çocuğun bir daha bu konuyu açmamasına yol açar.

İşe yarayan yaklaşım, çocuğun kendi cümlesini önceden hazırlamasıdır. Kısa, sakin ve sıkıcı bir cümle en kullanışlı olanıdır. "Sırtım için bir destek takıyorum, bir süre böyle" gibi bir cevap merakı karşılar ve konuyu uzatmaz. Uzun açıklamalar ve tıbbi ayrıntılar konuyu kapatmak yerine büyütür.

Kimlere söyleneceğine çocuk karar vermelidir. Bir ya da iki yakın arkadaşına anlatmayı, sınıfın geri kalanına hiçbir şey söylememeyi seçen ergenler vardır ve bu tercihe saygı gösterilmesi süreci kolaylaştırır. Velinin gözünde saklanmak gibi görünen bu tutum, aslında kontrolü elinde tutma çabasıdır.

Bazı çocuklarda geri çekilme daha geniş bir alana yayılır. Havuza girmek istememek, plaj planlarından kaçmak, fotoğraf çektirmemek ve aynadan uzak durmak bu tablonun parçalarıdır. Bunlar geçici olabilir, ancak aylarca sürüyor ve çocuğun sosyal hayatını daraltıyorsa fizyoterapinin alanının dışına çıkılmış demektir. Böyle bir durumda çocuk ve ergen ruh sağlığı desteği almak, egzersiz programını sıkılaştırmaktan daha yerinde olur.

Uyku pozisyonu, ekran süresi ve gündelik alışkanlıklar

Bu başlık altındaki soruların çoğunun cevabı "bilinmiyor"dur ve bunu söylemek, bilinmeyeni bilinen gibi anlatmaktan daha doğrudur.

Uyku pozisyonu için bu rehberin dayandığı kaynaklarda eğriliğin gidişatıyla kurulmuş bir bağlantı yoktur. Belirli bir tarafa yatmanın eğriliği artırdığına ya da azalttığına dair bir öneri verilemez. Çocuğun rahat ettiği pozisyonda uyuması ve sabah ağrıyla ya da tutuklukla uyanıp uyanmadığının izlenmesi, verilebilecek makul tek tavsiyedir. Yatak sertliği konusunda da durum aynıdır ve bu alandaki ürün iddialarına temkinli yaklaşmakta yarar vardır.

Ekran süresi için de eğriliğin ilerlemesiyle kurulmuş doğrulanmış bir bağ yoktur. Ekran başında geçen sürenin uzaması, hareketsiz geçen saatleri artırdığı ve ev egzersiz programının yapılma ihtimalini düşürdüğü ölçüde bu sayfanın konusudur. Yani buradaki mesele, omurganın telefona bakarken aldığı açıdan çok günün nasıl bölündüğüyle ilgilidir.

Bir çocukta belirgin ve geçmeyen sırt ağrısı varsa, bu ayrı bir konudur ve "skolyozun ağrısı" diye geçiştirilmemelidir. Ağrı şikâyeti olan çocukların bir bölümünde altta yatan başka bir sorun bulunabildiği gösterilmiştir. Bu durumda hekime başvurulmalıdır. Hangi belirtilerin öncelikli olduğu evde belirti fark etme sayfasında anlatılır.

Sınav dönemi ile tedaviyi aynı takvime sığdırmak

LGS ve YKS dönemlerinde ailelerin sorduğu soru açıktır: iki geleceği aynı anda nasıl koruyacağız? Bu soru genellikle bir seçim yapmak zorunda kalma korkusuyla sorulur ve hafife alınmamalıdır.

Sınav yılında olan biten şey her ailede benzerdir. Haftalık seans sıklığı seyrekleşir, ev programı ilk vazgeçilen kalem olur, oturarak geçen saat belirgin biçimde artar ve kontrol randevusu "sınavdan sonra" diyerek ertelenir. Bu dört değişiklik aynı yılın içinde üst üste geldiğinde, çocuğun büyümesinin en hızlı olabileceği döneme denk gelme ihtimali vardır. Eğriliğin ilerleme riski ise sınav takvimini beklemez.

Yapılabilecek olan, dönemi yok saymak yerine önceden planlamaktır. Seans sıklığının o dönem için yeniden konuşulması, ev programının kısaltılmış bir sürümünün terapistle birlikte belirlenmesi ve bunun hangi saate yerleştirileceğinin somut olarak kararlaştırılması işe yarar. Kısaltılmış sürümün ne kadar süreceği çocuğun programına ve eğriliğine göre belirlenir; ev programının olağan yükü ve nasıl kurulduğu seans nasıl geçer sayfasında anlatılır. Ara verme kararı alınacaksa bunun da bilinerek ve süresi belirlenerek alınması gerekir. Sessizce devamsızlığa dönüşen bir ara, kimsenin fiilen karar vermediği bir aradır.

Kontrol randevusunun ertelenmesi ise en riskli kalemdir. Röntgen ve klinik takip aralığı çocuğun büyüme durumuna göre belirlenir ve bu aralığın uzatılması kararı hekime aittir. Takibin nasıl ilerlediği tanı süreci ve takip sayfasında ele alınır.

Bu bölüm ergenin kendisi için

Aşağıdaki bölüm doğrudan çocuğa ve ergene hitap eder.

Buradan sonrası senin için. Büyük ihtimalle bir antrenmanın ortasında ya da beden eğitimi dersinde "sen yapma" cümlesini duydun, belki de kimse sana sormadan formunu askıya astılar. Böyle bir cümlenin bir gerekçesi olması ve o gerekçenin sana açıklanması gerekir. "Skolyozun var, artık oynayamazsın" tek başına bir gerekçe değildir.

Sporu bırakman gerekmiyor. Yaptığın branşta devam etmen için bir engel olmadığı gibi, düzenli spor yapan çocukların sonuçlarının daha iyi olduğunu gösteren bir çalışma da var. Üstelik o çalışmadaki çocuklar günün neredeyse tamamında korse takıyordu, yani spordan en çok uzak durması beklenecek gruptaydılar.

Okulda duyduğun bazı cümleleri de bir kenara koyabilirsin. Çantanı tek omuzda taşıdığın, sırada kambur oturduğun ya da spora gittiğin için böyle olmadı. Bunların eğriliği başlattığını gösteren bir veri yok ve senin yanlış yaptığın bir şey aranıyor değil.

Egzersizi neden senin yapman gerektiği sorusunun cevabı sıkıcı ama gerçek: kimse senin yerine yapamaz. Sana öğretilen asıl şey, sırtının aldığı pozisyonu kendi kontrolüne alman. Buna otokoreksiyon, yani kişinin kendi gövdesini aktif olarak düzeltmesi deniyor ve bunu gün içinde ne sıklıkta hatırladığını yalnızca sen bilirsin. Evde ne kadar süre çalışacağın sana özel olarak belirleniyor ve emin değilsen bunu terapistine kendin sorabilirsin.

Korse takıyorsan, arkadaşlarına ne söyleyeceğine sen karar verirsin. Kimseye açıklama yapmak zorunda değilsin. Söylemeyi seçersen kısa tut, çünkü uzun anlatım merakı büyütür. Sınıfın tamamının bilmesi gerekmiyor.

Son olarak dürüst bir cümle: kimse sana bu işin nasıl sonuçlanacağını kesin olarak söyleyemez. Eğriliğin ne kadar ilerleyeceği büyümenle ilgili ve büyümen bittiğinde ulaştığın derece, sonraki yıllar için belirleyici oluyor. Bu yüzden şimdi yapılanların bir karşılığı var. Sorularını randevuda kendin sorabilirsin ve bunu yapman, ailenin senin adına sormasından daha iyi işler.

Bu sayfanın cevaplayamadığı sorular

Bir rehberin en yararlı bölümlerinden biri, neyi söyleyemeyeceğini söylediği bölümdür. Aşağıdaki sorular okul ve günlük yaşam başlığı altında sık sorulur, ancak cevapları bu sayfanın yetki alanının dışındadır.

Ameliyat olmuş bir çocuğun eğilip bükülebilmesi, hangi spora ne zaman dönebileceği ve hareketinin ne ölçüde kısıtlanacağı bunların başında gelir. Bu sorunun cevabı çocuktan çocuğa değişir ve yalnızca ameliyatı planlayan ya da uygulayan omurga cerrahının verebileceği bir cevaptır. Bu rehberin dayandığı kaynaklarda cerrahi sonuçlara dair doğrulanmış veri bulunmadığı için burada bir tahmin yürütülmeyecektir. Soru, randevuya götürülecek listeye yazılmalıdır ve o liste ameliyat kararı sayfasında toplanmıştır.

SoruKime sorulur
Çocuğum beden eğitiminden muaf tutulmalı mı, okula ne yazılacakTakibi yürüten hekim
Korse beden eğitimi saatinde çıkarılacak mı, o süre günlük saate sayılır mıKorseyi reçete eden hekim ve ortez ekibi
Ameliyat sonrası spora dönüş ve hareket kısıtıOmurga cerrahı
Geçmeyen sırt ağrısı, gece ağrısı, uyuşma veya güçsüzlükHekim, gecikmeden
Röntgen ve kontrol aralığının uzatılmasıTakibi yürüten hekim
Okuldaki oturma düzeni, çanta ve günlük alışkanlıklarAile, gerekirse fizyoterapistle birlikte

Fizyoterapinin sınırı da açıkça yazılmalıdır. Fizyoterapi tanı koymaz, röntgen istemez, Cobb açısını (eğriliğin röntgende ölçülen derecesi) ölçüp derece kararı vermez ve korse reçete etmez. Bu ölçümün nasıl yapıldığı ve raporda nasıl göründüğü tanı süreci ve takip sayfasında anlatılır. Fizyoterapi, hekimin koyduğu tanı ve verdiği karar üzerine çalışır. Bir çocuk cerrahi eşiğe yaklaşmış bir eğrilikle geldiğinde ilk yapılan iş hekime yönlendirmektir.

Okul ve günlük yaşam başlığında ise fizyoterapinin yapabileceği somut bir iş vardır. Skolyoza özgü çalışmanın ilkelerinden biri, öğrenilen düzeltme duruşunun (otokoreksiyon) gündelik yaşam aktivitelerine taşınmasıdır. Çocuğun çantasını nasıl kaldırdığı, defterini nasıl uzattığı ve gün içinde bu duruşu hangi anlarda hatırladığı bu ilkenin kapsamına girer. Bu, evde tek başına okunarak kurulan bir alışkanlık değildir ve programın parçası olarak çalışılır.

Hazırlayan
Yeditepe Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon (Lisans, 2018) · İzmir Bakırçay Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon (Yüksek Lisans, 2023) · ISST-Schroth Skolyoz Terapisti · Bornova / İzmir
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tıbbi değerlendirme hekim tarafından yapılır.

Sık Sorulan Sorular

Çocuğumun egzersiz yapması ve sporlara katılması güvenli mi?

Skolyozu olan bir çocuğun spordan uzak tutulmasını gerektiren bir veri yoktur. Tam zamanlı korse takan 785 çocuk ve ergenin izlendiği bir kohortta haftada iki kez ve daha sık spor yapanların on sekiz aylık sonuçları daha iyi bulunmuştur. Bu çalışma randomize değildir ve karıştırıcı etkenler taşır, dolayısıyla sporun eğriliği düzelttiği anlamına gelmez. Söylediği şey daha sınırlı ama yeterince açıktır: yasak koymayı haklı çıkaran bir dayanak yoktur.

Basketbol, voleybol, jimnastik gibi tek taraflı sporlar zararlı mı?

Branş branş ayrılmış güvenilir bir veri yoktur, yani hangi sporun sakıncalı olduğunu gösteren bir liste bugünkü kanıtla üretilemez. Bir çocuğun yıllardır yaptığı sporu bıraktırmak ciddi bir müdahaledir ve somut bir gerekçe ister. Antrenman sonrası geçmeyen ağrı, korse kullanımının belirgin biçimde bozulması veya haftalık programın skolyoza özgü çalışmaya yer bırakmaması gibi ölçülebilir durumlar varsa bunlar hekimle konuşulur.

Yüzme skolyoza iyi gelir mi, çocuğumu yüzmeye yazdırayım mı?

Yüzme genel sağlık ve kondisyon için iyi bir spordur, ancak skolyozun tedavisi değildir ve skolyoza özgü egzersizin yerine geçmez. Rekabetçi genç yüzücülerle yapılan kesitsel bir çalışmada gövde asimetrisi riski daha yüksek bulunmuştur. Bu çalışma neden-sonuç ilişkisi kurmaz ve haftada iki kez keyif için yüzen bir çocuk o gruba benzemez. Yani yüzmeyi bırakması gerekmez, sadece yüzmenin yaptığı iş sanıldığından farklıdır.

Beden eğitimi dersinden rapor alıp muaf tutturmalı mıyız?

Bu karar hekimin kararıdır ve çocuğun eğriliğine, büyüme durumuna ve varsa korse reçetesine göre verilir. Söylenebilecek olan, muafiyetin otomatik bir adım olarak düşünülmemesi gerektiğidir; sporun yasaklanmasını haklı çıkaran bir veri yoktur. Dersin tamamından muaf tutulan çocuk o saatin sosyal hayatından da çıkarılmış olur. Belirli hareketlerin dışında tutulması gibi ara çözümler de konuşulabilir ve okula iletilecek yazının içeriği hekimle konuşularak belirlenir.

Ağır okul çantası skolyoza neden olur mu?

Hayır. İdiyopatik skolyozun oluşumu çok faktörlüdür ve bugün en yakın açıklama genetik yatkınlıktır, tablo tek bir dış etkene bağlanamaz. Bazı kesitsel araştırmalarda ağır çanta ile eğrilik arasında istatistiksel bir ilişki bulunmuş, bazılarında bulunmamıştır; belirli bir andaki bu tür ilişkiler nedensellik göstermez. Çantayı hafifletmek de var olan bir eğriliği düzeltmez. Buna karşılık ağır ya da kötü takılan bir çanta, zaten skolyozu olan bir çocukta rahatsızlığı ve yorgunluğu artırabilir; çanta düzenlemesi yalnızca bu sebeple yapılır.

Spor yapmak veya ağır kaldırmak skolyoza neden olur mu?

Hayır. Skolyozun oluşumunda belirleyici olanın çok faktörlü bir yatkınlık olduğu kabul edilir ve sporun ya da yük taşımanın eğriliği başlattığını gösteren bir dayanak yoktur. Bu bilgi velinin sık yaşadığı bir suçluluğu da karşılar: çocuğun spora gitmesine izin verildiği için böyle olmadı.

Okulda sırada nasıl otursun, çantasını nasıl taşısın?

Duruşun yapısal skolyoza yol açtığına dair kanıt yoktur ve oturuşun eğriliğin gidişatını belirlediğini gösteren bir veri de yoktur. Bu yüzden oturuş düzeni bir tedavi olarak sunulamaz, konfor gerekçesiyle düzenlenir. Ayakların yere bastığı bir sandalye, göz hizasına yakın ekran ve uzun çalışma bloklarının arasında kalkıp birkaç dakika hareket etmek yorgunluğu azaltabilir. Çanta için iki omuz askısının kullanılması ve gereksiz kitapların okulda bırakılması konfor sağlar. Sürekli tekrarlanan 'dik dur' uyarısının ise duruşa değil evdeki gerginliğe etkisi olur.

Korse okulda kıyafetin altından belli olur mu?

Dar bir tişörtün altında hatları belli olur, buna karşılık bol kesimli gömlek ve kalın dokulu üst giysilerle gün içinde çoğunlukla dikkat çekmez. Bu sayfanın eklediği ayrıntı daha pratiktir: korsenin altına giyilen dikişsiz ince bir iç fanila hem cildi korur hem sürtünmeyi azaltır, kemer tokalara denk gelmemeli ve çanta askısı korsenin kenarına sürtüyorsa askı boyu değiştirilmelidir. Beden eğitimi saatinde korsenin çıkarılıp çıkarılmayacağı ve o sürenin günlük saate nasıl sayılacağı ise reçeteyi veren hekime önceden sorulmalıdır, çünkü belirsiz bırakıldığında çocuk genellikle en kolay yolu seçer.

Çocuğum korse yüzünden arkadaşlarından utanıyor, ne yapmalıyım?

Bu kaygı ciddiye alınmalıdır, çünkü korsenin bırakılmasının arkasında sıklıkla akran kaygısı bulunur. 'Boş ver, kimse fark etmez' demek işe yaramaz ve çocuğun konuyu bir daha açmamasına yol açar. İşe yarayan yaklaşım, çocuğun kısa ve sakin bir cümleyi önceden hazırlamasıdır. Kimlere söyleneceğine de çocuğun kendisi karar vermelidir, sınıfa duyuru yapılması çoğu ergenin istemediği bir şeydir.

Çocuğum artık havuza ya da plaja girmek istemiyor, ne yapmalıyım?

Bu, beden imajıyla ilgili bir geri çekilmedir ve tek başına bir egzersiz programıyla karşılanamaz. Kısa süreli olabilir. Aylarca sürüyor, fotoğraftan ve aynadan kaçınmaya kadar genişliyor ve çocuğun sosyal hayatını daraltıyorsa fizyoterapinin alanının dışına çıkılmış demektir. Böyle bir durumda çocuk ve ergen ruh sağlığı desteği almak, programı sıkılaştırmaktan daha yerinde olur.

LGS veya YKS gibi sınav dönemlerinde tedaviye nasıl devam ederiz?

Sınav yılında seans sıklığı seyrekleşir, ev programı ilk vazgeçilen kalem olur ve kontrol randevusu ertelenir. Eğriliğin ilerleme riski ise sınav takvimini beklemez. Yapılabilecek olan dönemi önceden planlamaktır: seans sıklığının yeniden konuşulması, ev programının kısaltılmış bir sürümünün terapistle birlikte belirlenmesi ve hangi saate yerleştirileceğinin somut olarak kararlaştırılması. Kısaltılmış sürümün süresi çocuğa göre belirlenir ve kontrol aralığının uzatılması kararı hekime aittir.

Ameliyattan sonra eğilip bükülebilecek mi, spor yapabilecek mi?

Bu sayfa bu soruyu cevaplayamaz ve tahmin yürütmeyecektir. Cevap çocuktan çocuğa değişir ve yalnızca ameliyatı planlayan ya da uygulayan omurga cerrahının verebileceği bir cevaptır. Bu rehberin dayandığı kaynaklarda cerrahi sonuçlara dair doğrulanmış veri yoktur. Soru, randevuya götürülecek listeye yazılmalıdır ve o liste ameliyat kararı sayfasında toplanmıştır.

Kaynaklar

  1. Negrini S, Donzelli S, Aulisa AG ve ark. "2016 SOSORT guidelines: orthopaedic and rehabilitation treatment of idiopathic scoliosis during growth." Scoliosis and Spinal Disorders, 2018;13:3.
  2. Negrini A, Poggio M, Donzelli S, Vanossi M, Cordani C, Romano M, Negrini S. “Sport improved medium-term results in a prospective cohort of 785 adolescents with idiopathic scoliosis braced full time. SOSORT 2018 award winner.” European Spine Journal, 2022;31(11):2994-2999. doi:10.1007/s00586-022-07370-0
  3. Zaina F, Donzelli S, Lusini M, Minnella S, Negrini S. “Swimming and spinal deformities: a cross-sectional study.” The Journal of Pediatrics, 2015;166(1):163-167. doi:10.1016/j.jpeds.2014.09.024
  4. Ramirez N, Johnston CE, Browne RH. “The prevalence of back pain in children who have idiopathic scoliosis.” The Journal of Bone and Joint Surgery (American), 1997;79(3):364-368. doi:10.2106/00004623-199703000-00007

Gelin, önce tanışalım

Ücretsiz ön görüşmede (15 dk) sorularınız yanıtlanır; ardından isterseniz ayrıntılı değerlendirme (60 dk) planlanır.

Klinik Bornova / Evka 3'te, Erzene Mahallesi'ndedir; Evka 3 metro istasyonu yürüme mesafesinde, Ege Üniversitesi kampüsü ise yakın konumdadır. Ulaşım, çalışma saatleri ve randevu ayrıntıları iletişim sayfasında yer alır.

WhatsApp'tan yazın