Skolyoz Rehberi · Tanı ve Takip

Tanı süreci ve takip: röntgen raporunda ne yazıyor

Kısa yanıt: Skolyoz tanısı, ayakta çekilen tüm omurga röntgeninde ölçülen Cobb açısının (eğriliğin röntgende ölçülen derecesi) 10 derece ve üzerinde olması ve omurganın kendi ekseni etrafında dönmüş olduğunun görülebilmesiyle konur. Elinizdeki raporda genellikle üç bilgi birlikte bulunur: eğriliğin derecesi, eğriliğin hangi bölgede ve hangi yönde olduğu, bir de iskelet olgunluğunu gösteren Risser evresi. Bu üçü birlikte okunduğunda kalan büyüme ve ilerleme riski değerlendirilir, kontrol aralığı buna göre belirlenir. Röntgenin gerekli olup olmadığına, hangi sıklıkla tekrarlanacağına ve tedavi kararına hekim karar verir. Fizyoterapi, hekimin verdiği kararın uygulandığı basamaktır.

Hekime gidince ne yapılıyor

Muayene çoğu zaman röntgenden önce gelir. Çocuk sırtı açık şekilde arkadan incelenir; omuzların hizası, kürek kemiklerinin çıkıntısı, kollarla gövde arasında kalan bel üçgenlerinin simetrisi ve kalça seviyesi değerlendirilir. Ardından çocuk dizlerini bükmeden öne eğilir ve sırtın bir tarafının diğerine göre kabarık durup durmadığına bakılır. Bu bakının adı Adams öne eğilme testidir ve skolyozun bir bileşeni olan omurga eksen dönmesini görünür kılar.

Kabarıklık görüldüğünde çoğu merkezde skolyometre denilen küçük bir düzey aletiyle gövde rotasyon açısı ölçülür. Bu ölçümün kaç derecesinin ileri incelemeyi gerektirdiği literatürde tartışmalıdır. Bunnell, 1.000 lise öğrencisini kapsayan tarama çalışmasında omurganın herhangi bir düzeyinde 7 derecelik bir rotasyon açısını uygun sevk kriteri olarak bildirmiştir; aynı çalışmada 7 derece eşiğiyle sevk oranının %3, 5 derece eşiğiyle %12 olduğu gösterilmiştir. Bunnell'in aynı taramasında öğrencilerin %80'inde 3 derece ve üzeri bir rotasyon açısı bulunmuştur, yani küçük asimetri çocuklarda oldukça yaygındır. Türkiye'de 40 ilde 16.045 öğrenciyle yapılan görülme sıklığı çalışmasında ise sevk eşiği olarak 5 derece kullanılmıştır.

Hekim ayrıca boy ölçer, ergenlik evresini değerlendirir, kız çocuklarında ilk adet tarihini sorar ve ailede skolyoz olup olmadığını öğrenmek ister. Ağrının varlığı, ağrının geceleri uyandırıp uyandırmadığı ve nörolojik bir bulgu bulunup bulunmadığı da bu görüşmede sorgulanır. Bunlar rutin sorular gibi görünse de sonraki bölümlerde anlatılacağı üzere tedavi kararının çatısını kuran bilgilerdir.

Ortopedi mi, fiziksel tıp ve rehabilitasyon mı

Velinin en sık takıldığı sorulardan biri budur ve iki bölüm birbirinin alternatifi değildir. Ortopedi ve travmatoloji, skolyozda tanının konduğu ve cerrahi kararın verildiği bölümdür. Çocuk ortopedisi ve omurga cerrahisi de bu bölümün içindeki ilgi alanlarıdır. Fiziksel tıp ve rehabilitasyon ise ameliyatsız takibin, korse reçetesinin ve fizyoterapiye yönlendirmenin yürütüldüğü bölümdür. Bir çocuğun her ikisiyle de görüşmesi çelişki sayılmaz.

İlk kapının her yerde ortopedi olmadığını gösteren doğrulanabilir bir örnek Samsun'dur. Samsun İl Sağlık Müdürlüğü'nün 7 Mart 2022 tarihinde duyurduğu okul tarama programında muayeneler fizyoterapistler tarafından yapılmış, şüpheli bulunan çocuklar fiziksel tıp ve rehabilitasyon hastanesine yönlendirilmiştir. Böyle bir program her ilde bulunmaz. Bunun ayrıntısı bir sonraki bölümdedir.

Uygulamada aileler çoğu zaman bu iki dünyayı kendi başlarına birleştirmek zorunda kalır. Bunu kolaylaştıran en pratik alışkanlık, filmlerin ve raporların tek bir dosyada toplanıp her görüşmeye götürülmesidir. Fizyoterapistin ne yapmadığını da baştan bilmekte yarar var: fizyoterapist tanı koymaz, röntgen istemez, korse reçete etmez.

İzmir'de tipik hasta yolu

Fark etme neredeyse hiçbir zaman bir muayenehanede olmaz. Aile çocuğunu havuzda, deniz kenarında ya da tişört değiştirirken görür, bir omzun diğerinden yüksek durduğunu ya da öne eğildiğinde sırtın bir yanının kabardığını kendisi seçer. Bazen okulda yapılan bir tarama ya da bir beden eğitimi öğretmeninin uyarısı bunun yerine geçer.

Ancak okul taramasına güvenmek yanıltıcı olur ve bu, rehberin en az bilinen bilgilerinden biridir. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü'nün ulusal tarama programları listesinde yenidoğan taramaları, işitme, görme, gelişimsel kalça displazisi ve benzeri programlar bulunur. Skolyoz bu listede yer almaz. Skolyoz taraması yalnızca bazı illerde, il sağlık müdürlükleri ile il millî eğitim müdürlükleri arasında imzalanan protokollerle yapılır. Bunun anlamı açıktır: bir çocuğun okulda skolyoz açısından bakılıp bakılmaması, hangi ilde ve hangi yıl okuduğuna bağlıdır. Amerika Birleşik Devletleri'nde koruyucu hekimlik önerilerini hazırlayan kurul da 2018'de ergen skolyozu taramasının yarar ve zararlarını tartabilmek için elde yeterli kanıt bulunmadığı sonucuna varmıştır. Bu, taramanın zararlı olduğunu göstermez. Taranmış ve taranmamış çocukları uzun yıllar boyunca karşılaştıran çalışmaların yapılmamış olduğunu gösterir. Velinin çıkaracağı sonuç şudur: özellikle 10-14 yaş arasında evdeki gözlem, okuldaki taramadan daha güvenilir bir yakalama yoludur.

Bundan sonrası oldukça standarttır. Aile önce aile hekimine ya da çocuk hekimine başvurur, oradan ortopediye yönlendirilir, tanı ayakta çekilen tüm omurga röntgeninde Cobb açısı ölçülerek konur. Bornova ve çevresinde oturan aileler için hem üniversite hem devlet basamağındaki adresler aynı ulaşım aksı üzerindedir, bu da düzenli kontrolü göreli olarak kolaylaştırır. Evka 3 metro istasyonunun M1 hattının doğu son durağı olması, şehrin batı aksından gelen aileler için pratik bir kolaylıktır.

Asıl kırılma noktası bundan sonra gelir. Ölçülen açı korsenin gündeme geldiği aralığın altındaysa aile çoğu zaman birkaç ay sonrasına bir kontrol randevusu alıp evine döner. Bu cevap ihmal sayılmaz, çünkü belirli bir derecenin altında müdahaleyi zorunlu kılan kanıt yoktur ve gereksiz tedavi de zararlıdır. Ama velinin elinde somut hiçbir görev kalmaz ve internette arama yapmaya genellikle tam bu noktada başlanır. Bu sayfanın amacı, aradaki o aylarda elde bulunan tek somut belgeyi, yani raporu okunabilir hâle getirmektir.

Röntgen neden ve nasıl çekilir

Muayene şüphe uyandırır, tanıyı koymaz. Skolyometreyle ölçülen gövde rotasyon açısı ile röntgende ölçülen Cobb açısı arasındaki ilişki yaklaşıktır ve kişiden kişiye değişir. Skolyometre bir tarama ve izlem aracıdır. Derecenin kendisi röntgenle ölçülür.

Standart görüntüleme, çocuk ayakta dururken tüm omurgayı tek karede içerecek şekilde çekilen düz grafidir (röntgen filmi). Film önden arkaya ya da arkadan öne doğru çekilebilir; hangisinin kullanıldığı merkeze göre değişir ve bunu görüntülemeyi yapan birime sorabilirsiniz. Omurganın yandan görünümü, yani kifoz ve lordoz açıları (omurganın yandan bakıldığında arkaya ve öne doğru olan doğal kavisleri) hakkında bilgi gerekiyorsa yan film de istenebilir. Takip filmlerinin aynı teknikle ve aynı pozisyonda çekilmesi, iki ölçümün birbiriyle karşılaştırılabilmesi açısından önemlidir.

Çekim sırasında çocuğun ayakta, ağırlığını iki ayağına eşit dağıtmış ve dizleri kilitli olması istenir. Kollar için farklı pozisyonlar kullanılabilir. Film ve rapor elde edildikten sonra bunların dijital kopyasının aile tarafından saklanması, sonraki yıllarda aynı görüntünün tekrar çekilmesini önleyen en basit tedbirdir.

Raporda geçen ifadeler

Rapor birkaç satırdan ibarettir ve o birkaç satır velinin okuyamadığı bir dilde yazılmıştır. Aşağıdaki tablo en sık karşılaşılan ifadeleri karşılığıyla birlikte verir.

TerimRaporda nasıl görünürNe anlatır
Cobb açısıCobb 22°Eğriliğin röntgende ölçülen derecesi
Torakal / torakolomber / lombertorakal eğrilikEğriliğin omurganın hangi bölgesinde olduğu: sırt, sırt-bel geçişi ya da bel
Dekstro / levodekstroskolyozEğriliğin yönü. Dekstro sağa, levo sola doğru olduğunu belirtir
Apeks (tepe omuru)apeks T8Eğriliğin orta hattan en uzaklaştığı omur
RisserRisser 2İskelet olgunluğu evresi, yani kalan büyüme hakkında dolaylı bilgi
ATR ya da gövde rotasyon açısıATR 7°Skolyometreyle ölçülen dönme açısı. Röntgenden değil muayeneden gelir

Eğriliğin yönü ve tepe omuru birlikte okunur. Torakal dekstroskolyoz ifadesi, sırt bölgesinde sağa doğru bir eğrilik bulunduğunu anlatır. Apeks olarak bildirilen omur ise eğriliğin merkezini işaret eder ve öne eğilmede hangi tarafta kabarıklık görüleceğini büyük ölçüde açıklar.

Eğriliğin tek mi çift mi olduğu da raporda yer alır. Türkiye'de yapılan görülme sıklığı çalışmasında skolyoz saptanan ergenlerin yaklaşık %69'unda tek eğrilik, yaklaşık %29'unda çift eğrilik bildirilmiştir. Çift eğrilikte iki ayrı Cobb değeri raporlanır ve bunlar toplanmaz, ayrı ayrı izlenir.

Cobb açısı ne anlatır

Cobb açısı, eğriliğin en çok eğimli üst omuru ile en çok eğimli alt omurunun uç plaklarından çizilen iki çizginin arasında kalan açıdır. Ölçüm eğriliğin tepe noktasını değil uçlarını temel alır. Rapordaki tek bir sayı, bu iki çizginin kesişme açısıdır.

2016 SOSORT kılavuzu tanı eşiğini açık biçimde tanımlar: Cobb açısı 10 derece ve üzerinde olduğunda ve omurganın kendi ekseni etrafında döndüğü görülebildiğinde tanı doğrulanır, 10 derecenin altında skolyoz tanısı konmamalıdır. Elinizdeki raporda 8 derecelik bir ölçüm varsa buna skolyoz denmez. O tabloya skolyotik duruş ya da asimetri adı verilir. Bu değer üzerinden korse önerilmesi kılavuzla bağdaşmaz.

Derecenin kendisi kadar önemli olan ikinci bilgi, bu derecenin hangi büyüme evresinde ölçüldüğüdür. Aynı 22 derece, büyümesi tamamlanmış bir ergende ve büyüme atağının başındaki bir çocukta bambaşka anlamlar taşır. Bu yüzden hiçbir hekim yalnız dereceye bakarak karar vermez.

Rakamın büyütülmemesi gereken bir yanı da var. Türkiye'de 40 ilde 85 okulda 16.045 öğrencinin tarandığı çalışmada skolyoz sıklığı %2,3 bulunmuştur (kızlarda %3,1, erkeklerde %1,5) ve saptanan olguların %90,5'i 10-19 derece aralığındaki hafif eğriliklerdir. Yani skolyoz tanısı alan çocukların büyük çoğunluğu, cerrahinin konuşulduğu tablodan çok uzaktadır.

Risser evresi ve kalan büyüme

Risser işareti, leğen kemiğinin üst kenarındaki büyüme kıkırdağının, yani iliak apofizin röntgende görülen kemikleşme derecesini tanımlar. Kemikleşme ön yandan başlar ve içe doğru ilerler; kaynaşma ise ters yönde, içten dışa doğru olur. Skolyoz raporunda bu işaret, çocuğun ne kadar büyümesi kaldığını dolaylı olarak tahmin etmek için kullanılır.

Evrelerin karşılığı kabaca şöyledir. Risser 0'da iliak apofizde kemikleşme henüz görülmez ve büyüme potansiyeli en yüksek düzeydedir. Risser 1'den 4'e kadar olan evreler, kemikleşmenin iliak kanat boyunca ilerlemesini tarif eder. Risser 5'te apofiz iliak kanata tam olarak kaynaşmıştır ve büyüme tamamlanmıştır. Klinik olarak 0 ile 2 arasındaki evreler büyümenin sürdüğü, ilerleme riskinin daha yüksek olduğu ve korsenin gündeme gelebildiği dönemi; 3 ile 5 arasındaki evreler ise büyüme potansiyelinin azaldığı dönemi gösterir.

Bu işaretin iki zayıf yanı velinin bilmesinde yarar olan türdendir ve Türkçe kaynaklarda neredeyse hiç yazılmaz. Birincisi, Kuzey Amerika ve Fransız sistemleri farklı tanımlar kullanır; aynı çocuk iki sistemde farklı evre alabilir. Bu yüzden bir raporda Risser 2, başka bir merkezin raporunda aynı filmden Risser 3 olarak görülebilir ve bu mutlaka bir hata anlamına gelmez. İkincisi, Risser 0 çok geniş bir dönemi kapsar. Leğen kemiğinin içindeki üçlü büyüme kıkırdağının (triradiat kıkırdak) kapanmasından önceki ve sonraki aylar aynı evre altında toplanır, oysa bu iki dönemin kalan büyüme açısından anlamı belirgin biçimde farklıdır. Risser tek başına zayıf bir belirteçtir ve zaten tek başına kullanılmaz.

Kemik yaşı, Sanders evrelemesi ve menarş

Kalan büyümeyi daha hassas ölçmek için bazı merkezler el ve el bileği röntgenine dayanan Sanders evrelemesini kullanır. Sanders ve arkadaşlarının geliştirdiği bu basitleştirilmiş sistem sekiz evreden oluşur. Özgün çalışmada bu evrelemenin farklı okuyucular arasında yüksek ölçüde tutarlı sonuç verdiği ve eğriliğin hızlanma dönemini geleneksel yöntemlerden daha iyi öngördüğü bildirilmiştir.

Bu evrelemenin klinik değeri, üçüncü evrenin pubertal büyüme atağının zirvesine denk gelmesidir. Skolyozun kötüleşme riskinin en yüksek olduğu an burasıdır. Sekizinci evre ise iskelet olgunluğunu gösterir.

Sanders evrelemesinin bir bedeli vardır ve bunu saklamamak gerekir: ek bir el bileği filmi gerektirir, yani çocuğun radyasyon maruziyetini artırır. Bu nedenle her merkez rutin olarak kullanmaz. Kullanılıp kullanılmayacağı, elde edilecek ek bilginin karar değiştirip değiştirmeyeceğine bağlıdır ve bu bir hekim değerlendirmesidir.

Kızlarda ilk adet, yani menarş, büyüme atağının zirvesinin geçildiğini gösteren klinik bir işarettir ve hasta öyküsü alınırken mutlaka sorulur. Menarştan sonra kalan boy artışının kaç santimetre olduğuna dair kesin bir sayı vermek doğru olmaz; dolaşımdaki santimetre değerlerinin güvenilir bir birincil kaynağa dayandığı gösterilebilmiş değildir. Söylenebilecek olan şudur: menarştan sonra kalan büyüme belirgin biçimde azalır ve bu bilgi, Risser evresi, varsa Sanders evresi ve düzenli boy takibiyle birlikte değerlendirilir.

Röntgen kaygısına dürüst bakış

Çocuğuna yıllarca tekrarlayan film çektirmek zorunda kalan bir velinin bu soruyu sorması yerindedir ve geçiştirilmeyi hak etmez. Dürüst cevap birkaç parçadan oluşur.

Röntgenin gerekli olup olmadığına hekim karar verir. Fizyoterapist film istemez, isteyemez. Bu sayfada tek bir filmin taşıdığı riski sayıyla ifade etmek de doğru olmaz, çünkü bu değer çekim tekniğine ve cihaza göre değişir; sorunun muhatabı görüntülemeyi yapan merkezdir ve bu bilgi oradan istenebilir.

Buna karşılık velinin doğrudan etkileyebileceği bir alan vardır. Aynı bilgiyi verecek bir film zaten elde varsa yenisi genellikle istenmez. Filmlerin ve raporların dijital kopyalarının saklanması, farklı merkezlere gidildiğinde aynı görüntünün tekrar çekilmesini önler. Bu, gereksiz maruziyeti azaltmanın en somut ve en kolay yoludur.

Takibin her adımında film gerekmediğini bilmek de rahatlatıcıdır. Ara kontrollerde muayene ve skolyometre ölçümü röntgensiz yapılabilir. Bu ölçümler belirgin bir değişim olup olmadığına dair ipucu verir. Dereceyi söyleyen ise filmdir.

Takip aralığı neye göre belirlenir

Kontrol aralığı sabit bir takvim değildir. Belirleyen etkenler kalan büyüme, mevcut Cobb açısı, eğriliğin tipi ve önceki filmle karşılaştırıldığında ortaya çıkan değişimdir. Korse kullanılıp kullanılmadığı da aralığı etkiler.

2016 SOSORT kılavuzu bu kararı desteklemek için bir karar tablosu kullanır. Büyüme evresine ve eğriliğin şiddetine göre 3 ay ile 36 ay arasında değişen izlem aralıkları tanımlanır. Tablonun hücre bazındaki derece ve ay eşleşmeleri bu sayfada aktarılmamıştır, çünkü bu değerleri eksik ya da yaklaşık aktarmak veliyi yanlış bir beklentiye sokar. Çocuğunuz için geçerli aralığı size hekiminiz söyleyecektir; bu sayfanın yapabileceği, aralığın neden çocuktan çocuğa değiştiğini açıklamaktır.

Genel eğilim anlaşılırdır. Büyümenin en hızlı olduğu dönemde aralık kısalır, iskelet olgunluğuna yaklaşıldıkça uzar, büyüme tamamlandıktan sonra kontroller seyrekleşir. Kontrolün erkene alınması gereken durumları hekime baştan sormak, aradaki aylarda ne yapılacağını bilmek açısından işe yarar.

Kontrole giderken götürülmesi yararlı olanlar kısa bir listedir:

  • Önceki filmler ve raporlar, mümkünse dijital kopyalarıyla birlikte
  • Son aylarda ölçülen boy değerleri ve ölçüm tarihleri
  • Kız çocuklarında ilk adet tarihi
  • Korse kullanılıyorsa günlük kullanım süresine dair not
  • Yazılı olarak hazırlanmış soru listesi

Hangi eşikte ne gündeme gelir

Eşikler bir karar kuralı değil, konuşmanın açıldığı noktalardır. Kılavuzlarda açıkça tanımlanmış olanlar sırayla şöyledir.

10 derece tanı eşiğidir ve bu değerin altında skolyoz tanısı konmaz. Bunun üstünde ikinci bir aralık gelir: yaklaşık 25 derecenin üzerindeki ilerleyici eğrilikler, büyümesi süren çocuklarda korsenin gündeme geldiği yerdir. Bu ikinci aralık, kılavuzun numaralı bir maddesi olarak değil, klinik pratikte yaygın kabul gören bir sınır olarak okunmalıdır. Korsenin etkinliğini gösteren BrAIST çalışmasının hangi çocukları kapsadığını bilmek burada yararlıdır: çalışmaya 10-15 yaş arasında, iskeleti henüz olgunlaşmamış (Risser 0, 1 veya 2) ve en büyük eğriliği 20-40 derece olan hastalar alınmıştır. Korse kanıtı bu profil için üretilmiştir.

İskelet olgunluğuna ulaşıldığında geçerli olan iki eşik ise erişkinlik dönemine bakar. 2016 SOSORT kılavuzu, 30 dereceyi aşan eğriliklerde erişkinlikte ilerleme riskinin arttığını, 50 dereceyi aşan eğriliklerde ise erişkinlikte ilerlemenin neredeyse kesin olduğu konusunda uzlaşı bulunduğunu belirtir. Bu iki cümle, büyüme dönemindeki çabanın neyi hedeflediğini açıklar. Amaç çocuğu bugün belirli bir görünüme kavuşturmak değil, iskelet olgunluğuna mümkün olan en düşük dereceyle ulaştırmaktır, çünkü o derece sonraki on yılların gidişatını belirler.

Erişkinlikte tablonun ne olduğu konusunda uzun süreli bir izlem verisi de bulunuyor ve bu veri, korkulanın bir kısmını da yerine oturtuyor. Tedavi görmemiş idiyopatik skolyozlu 117 hastanın elli yıl boyunca izlendiği ve 62 kişilik eşleştirilmiş bir karşılaştırma grubuyla kıyaslandığı çalışmada kronik sırt ağrısı hastaların %61'inde, karşılaştırma grubunun ise %35'inde bildirilmiştir. Ağrının çoğu hafif ya da orta şiddette kalmıştır. Aynı çalışmada yaşam süresinin etkilenmediği görülmüştür. Yani “çocuğumun ömrü kısalır mı” korkusunun kanıt karşılığı yoktur.

İlerleme riskinin büyüme atağının zirvesinde nasıl değiştiği de kılavuzda sayısal olarak verilir. Kızlarda yaklaşık 13 kemik yaşına denk gelen bu dönemde, 10 derecelik bir eğrilikte ilerleme riski %10, 20 derecelik bir eğrilikte %30, 30 derecelik bir eğrilikte %60 olarak bildirilmiştir. Pubertenin son evresinde, yani en az Risser 2'ye ulaşıldığında bu risk belirgin biçimde düşer.

Kılavuzun tedavi hedefleri tablosu ise şu üç satırdan oluşur:

Eğrilik grubuBirincil hedefİkincil hedef
Düşük dereceli eğrilik20 derecenin altında kalmak45 derecenin altında kalmak
Orta dereceli eğrilik30 derecenin altında kalmak45 derecenin altında kalmak
Şiddetli eğrilik45 derecenin altında kalmakCerrahiyi ertelemek

Bu grupların hangi derece aralıklarına karşılık geldiği kılavuzun karar tablolarında tanımlanır ve o hücre değerleri burada aktarılmamıştır. Tabloyu asıl okunur kılan da satırların kendisi değil, gösterdiği mantıktır: hedef eğriliği ortadan kaldırmak olarak tanımlanmaz, belirli bir sınırın altında tutmak olarak tanımlanır.

İki rapor arasındaki derece farkı nasıl okunur

Cobb ölçümü elle ya da yazılımla yapılır ve her iki yöntemde de küçük bir değişkenlik taşır. Aynı film iki farklı kişi tarafından ölçüldüğünde birkaç derecelik fark çıkabilir. Bu nedenle klinik pratikte anlamlı değişim için geleneksel olarak beş derecelik bir eşik kullanılır.

Elinizde altı ay arayla çekilmiş iki film varsa bu bilgi doğrudan işinize yarar. Birinde 21 derece, diğerinde 23 derece görülmesi eğriliğin ilerlediğini göstermez. Aynı şekilde 23 derecenin 21 dereceye inmesi de bir kazanım olarak okunmamalıdır. Bu fark, ölçümün kendi payına düşen değişkenlik aralığındadır.

Aynı eşik, egzersiz çalışmalarının sonuçlarını okurken de gereklidir. Schroth egzersizlerini inceleyen 11 randomize çalışma ve 446 katılımcıyı birleştiren meta-analizde Cobb açısındaki birleşik ortalama fark yaklaşık 3,2 derece bulunmuş, yazarlar bu değerin klinik olarak anlamlı kabul edilen beş derecelik eşiğe ulaşmadığını açıkça belirtmiştir. Aynı çalışmada gövde rotasyon açısındaki fark istatistiksel olarak anlamlı çıkmamış, yaşam kalitesi ölçütlerinde ise anlamlı bir fark bulunmuştur. Bunları birlikte söylemek, kanıtın gerçekte ne dediğini olduğu gibi aktarmak demektir.

Röntgen yeterli mi, MR gerekir mi

Nedeni bilinmeyen, yani idiyopatik skolyozun büyük çoğunluğunda öykü, fizik muayene ve düz röntgen yeterlidir. Her çocuğa ileri tetkik yapılması gerekmez.

Bu konudaki en yararlı veri, idiyopatik skolyozlu 2.442 hastanın incelendiği çalışmadan gelir. Hastaların 560'ında (%23) ilk başvuru sırasında sırt ağrısı bulunmuş, 210'unda (%9) izlem sırasında ağrı gelişmiştir. Yani çocukların çoğunluğunda skolyoz ağrısızdır. Ancak ağrısı olan 560 hastanın 48'inde (%9) ağrının kaynağı skolyoz değil, omurgada ya da omurilikte başka bir durum çıkmıştır.

Bu oranın gündelik hayatta size söylediği şey basittir. Çocuğunuzda belirgin bir sırt ağrısı varsa bunu “skolyozun ağrısıdır” diyerek geçiştirmeyin, hekime söyleyin. Aynı çalışmanın yazarları öykü, fizik muayene ve düz röntgenin çoğu hastada yeterli olduğunu, kapsamlı tetkikin her hastaya gerekmediğini belirtmiştir. Doğru davranış ikisinin arasındadır: ağrıyı bildirmek, tetkik kararını hekime bırakmak.

Manyetik rezonans görüntülemenin gündeme gelebildiği durumlar arasında geceleri uyandıran ağrı, nörolojik muayenede saptanan bulgu, beklenenden hızlı ilerleme ve çok erken yaşta başlayan eğrilik sayılabilir. Bu kararın tamamı hekime aittir ve bu sayfa bir gereklilik listesi olarak okunmamalıdır.

Randevuda sorulabilecek sorular

Poliklinik görüşmeleri kısadır ve veli çoğu zaman kapıdan çıktıktan sonra sormayı unuttuğunu fark eder. Aşağıdaki sorular yazılı olarak götürüldüğünde, kısa bir görüşmede bile cevabı alınabilecek türdendir.

  • Ölçülen Cobb açısı kaç derece, eğrilik hangi bölgede ve hangi yönde? Tek eğrilik mi, çift eğrilik mi var?
  • Risser evresi kaç olarak değerlendirildi?
  • Çocuğumun kalan büyümesi hakkında ne söyleyebilirsiniz? Kemik yaşı için ayrıca bir film gerekli mi?
  • Bir sonraki kontrol ne zaman ve bu aralığı belirleyen şey ne oldu?
  • Bir sonraki kontrolde yeniden röntgen çekilecek mi, yoksa muayene yeterli olacak mı?
  • Aradaki dönemde neyi fark edersem kontrolü öne almam gerekir?
  • Bu derecede korse gündeme geliyor mu? Geliyorsa hangi tipte ve günde kaç saat?
  • Skolyoza özgü fizyoterapiye başlamamızı uygun görüyor musunuz?
  • Çocuğumun yaptığı spora devam etmesinde bir sakınca görüyor musunuz?
  • Filmin ve raporun bir kopyasını alabilir miyim?
  • Kardeşinin de kontrol edilmesi gerekir mi?

Son iki soru sık atlanır. Rapor kopyası, sonraki yıllarda karşılaştırma yapabilmenin tek yoludur. Kardeş sorusu ise idiyopatik skolyozun çok etkenli ve genetik yatkınlıkla ilişkili olduğu bilgisinden doğar ve hekime sorulmayı hak eder.

Fizyoterapinin bu süreçteki yeri

Tanı, görüntüleme, korse ve cerrahi kararı hekime aittir. Fizyoterapi bu kararlardan sonra devreye girer ve onları uygular. Bu sıralamayı açıkça yazmak, velinin kime ne soracağını bilmesini kolaylaştırır.

Fizyoterapi değerlendirmesinde gövde simetrisi, skolyometreyle rotasyon açısı, esneklik, kas dayanıklılığı ve solunum incelenir; program çocuğun eğrilik örüntüsüne göre kişiye özel hazırlanır. Bu değerlendirme gövdenin dışarıdan görünen durumunu tarif eder. Eğriliğin kaç derece olduğu röntgen raporunda yazar.

Kanıtın ne söylediğini olduğu gibi aktarmak gerekir. On üç randomize çalışma ve 583 katılımcıyı kapsayan 2024 tarihli Cochrane derlemesi, idiyopatik skolyozda terapötik egzersizin yararlarının belirsiz olduğu ve kanıtın düşük kesinlikte bulunduğu sonucuna varmıştır. Aynı derleme, korse takan katılımcılarda egzersizin korseye eklenmesinin eğrilik ilerlemesini azaltabileceğini bildirir. Skolyoza özgü egzersizleri inceleyen bir başka meta-analizde ise egzersizin Cobb açısı üzerindeki etkisinin, eğriliği 30 derece ve üzerinde olan hastalarda kontrollere göre anlamlı bulunmadığı gösterilmiştir.

Skolyoza özgü egzersizler, eğriliğin ilerlemesini yavaşlatmaya ve gövde simetrisi ile yaşam kalitesini desteklemeye yardımcı olabilir. Korse kararı verilmiş bir çocukta ise egzersiz, korsenin yanına eklenen ikinci bir çalışmadır.

Raporunuzu okuduktan sonra sırada ne olduğunu merak ediyorsanız korse ve egzersiz sayfası korse kararının nasıl verildiğini, Schroth yöntemi sayfası ise fizyoterapinin nasıl işlediğini anlatır. Henüz tanı konmadıysa evde belirti fark etme sayfasındaki bakı adımları hekime gitmeden önce yardımcı olabilir. Büyüme dönemi ve ilerleme riski konusunun bütünü ise çocuk ve ergenlerde skolyoz sayfasında ele alınmıştır.

Hazırlayan
Yeditepe Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon (Lisans, 2018) · İzmir Bakırçay Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon (Yüksek Lisans, 2023) · ISST-Schroth Skolyoz Terapisti · Bornova / İzmir
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tıbbi değerlendirme hekim tarafından yapılır.

Sık Sorulan Sorular

Cobb açısı kaç dereceden itibaren skolyoz sayılır?

2016 SOSORT kılavuzuna göre tanı, Cobb açısının 10 derece ve üzerinde olması ve omurganın kendi ekseni etrafında döndüğünün görülebilmesiyle konur. 10 derecenin altındaki ölçümler için skolyoz tanısı konmamalıdır; bu tablo skolyotik duruş ya da asimetri olarak adlandırılır.

Raporda “Risser 0” yazıyor, bu kötü bir şey mi?

Kötü bir şey değil, ancak dikkat gerektiren bir bilgidir. Risser 0, leğen kemiğindeki büyüme kıkırdağında henüz kemikleşme görülmediğini, yani büyüme potansiyelinin yüksek olduğunu gösterir. Bu evre çok geniş bir dönemi kapsadığı için tek başına yorumlanmaz; hekim bunu boy takibi, ergenlik evresi ve kız çocuklarında ilk adet bilgisiyle birlikte değerlendirir.

İki rapor arasında 3 derece fark var, eğrilik ilerledi mi?

Bu fark tek başına ilerleme anlamına gelmez. Cobb ölçümü küçük bir değişkenlik taşır ve aynı film farklı kişilerce ölçüldüğünde birkaç derece fark çıkabilir. Klinik pratikte anlamlı değişim için geleneksel olarak beş derecelik bir eşik kullanılır. Yorum, tek bir farka değil filmlerin bütününe ve çocuğun büyüme evresine bakılarak yapılır.

Ne sıklıkla röntgen çekilecek?

Sabit bir takvim yoktur. 2016 SOSORT kılavuzu, büyüme evresine ve eğriliğin şiddetine göre 3 ay ile 36 ay arasında değişen izlem aralıkları tanımlar. Büyümenin hızlı olduğu dönemde aralık kısalır, iskelet olgunluğuna yaklaşıldıkça uzar. Ara kontrollerin bir bölümü muayene ve skolyometre ölçümüyle, film çekilmeden yapılabilir.

Skolyoz için ortopediye mi, fizik tedaviye mi gitmeliyiz?

İkisi birbirinin alternatifi değildir. Tanı ve cerrahi karar ortopedi ve travmatoloji tarafında verilir; ameliyatsız takip, korse reçetesi ve fizyoterapiye yönlendirme fiziksel tıp ve rehabilitasyon tarafında yürütülür. Türkiye'de il düzeyinde yürütülen tarama protokollerinden doğrulanabilir olan Samsun örneğinde, şüpheli bulunan çocuklar fiziksel tıp ve rehabilitasyon polikliniğine yönlendirilmiştir.

Okulda tarama yapılıyor mu, çocuğum orada yakalanır mı?

Buna güvenmemek gerekir. Skolyoz, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü'nün ulusal tarama programları listesinde yer almaz. Tarama yalnızca bazı illerde, il sağlık müdürlükleri ile il millî eğitim müdürlükleri arasında imzalanan protokollerle yapılır. Bu nedenle bir çocuğun okulda skolyoz açısından bakılıp bakılmaması hangi ilde ve hangi yıl okuduğuna bağlıdır ve evdeki gözlem daha güvenilir bir yoldur.

Raporda “torakal dekstroskolyoz” yazıyor, ne demek?

Torakal, eğriliğin sırt bölgesinde olduğunu belirtir. Dekstro ise eğriliğin sağa doğru olduğunu anlatır; sola doğru olanı levo olarak yazılır. Raporda ayrıca apeks, yani eğriliğin orta hattan en uzaklaştığı omur bildirilir ve bu bilgi öne eğilmede hangi tarafta kabarıklık görüleceğini büyük ölçüde açıklar.

Kemik yaşı için el bileği filmi çekilmesi şart mı?

Şart değildir. El ve el bileği filmine dayanan Sanders evrelemesi kalan büyümeyi daha ayrıntılı gösterir, ancak ek bir film gerektirdiği için radyasyon maruziyetini artırır. Bu nedenle her merkez rutin olarak kullanmaz. Ek filmin istenip istenmeyeceğine, elde edilecek bilginin kararı değiştirip değiştirmeyeceğine bakarak hekim karar verir.

Çocuğumda sırt ağrısı var, MR çekilmesi gerekir mi?

Her ağrılı çocukta gerekmez. İdiyopatik skolyozlu 2.442 hastanın incelendiği çalışmada ilk başvuruda ağrı bulunanların oranı %23'tür ve yazarlar öykü, fizik muayene ile düz röntgenin çoğu hastada yeterli olduğunu belirtmiştir. Buna karşılık ağrısı olan hastaların %9'unda ağrının kaynağı skolyozdan başka bir durum çıkmıştır. Bu nedenle belirgin ağrı geçiştirilmemeli, hekime bildirilmelidir; ileri görüntüleme kararı hekime aittir.

Fizyoterapist Cobb açısını ölçebilir mi?

Ölçemez. Cobb açısı röntgen üzerinden ölçülür ve görüntüleme isteme yetkisi hekimdedir. Fizyoterapi değerlendirmesinde skolyometre ile gövde rotasyon açısı ölçülür, gövde simetrisi, esneklik ve solunum incelenir. Bu ölçümler izlemde yararlıdır; eğriliğin derecesi ise yalnızca röntgende belirlenir.

Hekim “takip edelim” dedi, bu arada hiçbir şey yapmayacak mıyız?

Belirli bir derecenin altında müdahaleyi zorunlu kılan bir kanıt bulunmadığı için izlem kararı yerinde bir karardır. Bu dönemde velinin elinde somut adımlar vardır: filmlerin ve raporların saklanması, boyun düzenli aralıklarla ölçülmesi, kız çocuklarında ilk adet tarihinin not edilmesi ve bir sonraki kontrolde sorulacakların yazılı hazırlanması. Skolyoza özgü egzersizin bu dönemde başlayıp başlamayacağı ise hekimle konuşulacak bir sorudur.

Kaynaklar

  1. Negrini S, Donzelli S, Aulisa AG ve ark. "2016 SOSORT guidelines: orthopaedic and rehabilitation treatment of idiopathic scoliosis during growth." Scoliosis and Spinal Disorders, 2018;13:3.
  2. Weinstein SL, Dolan LA, Wright JG, Dobbs MB. "Effects of bracing in adolescents with idiopathic scoliosis (BrAIST)." New England Journal of Medicine, 2013;369:1512-1521.
  3. Sanders JO, Khoury JG, Kishan S, Browne RH, Mooney JF, Arnold KD, McConnell SJ, Bauman JA, Finegold DN. “Predicting scoliosis progression from skeletal maturity: a simplified classification during adolescence.” The Journal of Bone and Joint Surgery (American), 2008;90(3):540-553. doi:10.2106/JBJS.G.00004
  4. Bunnell WP. “Outcome of spinal screening.” Spine, 1993;18(12):1572-1580. doi:10.1097/00007632-199309000-00001
  5. Yilmaz H, Zateri C, Kusvuran Ozkan A, Kayalar G, Berk H. “Prevalence of adolescent idiopathic scoliosis in Turkey: an epidemiological study.” The Spine Journal, 2020;20(6):947-955. doi:10.1016/j.spinee.2020.01.008
  6. Ramirez N, Johnston CE, Browne RH. “The prevalence of back pain in children who have idiopathic scoliosis.” The Journal of Bone and Joint Surgery (American), 1997;79(3):364-368. doi:10.2106/00004623-199703000-00007
  7. Weinstein SL, Dolan LA, Spratt KF, Peterson KK, Spoonamore MJ, Ponseti IV. “Health and function of patients with untreated idiopathic scoliosis: a 50-year natural history study.” JAMA, 2003;289(5):559-567. doi:10.1001/jama.289.5.559
  8. Zhu Y, Zhu C, Song H, Zhang M. “Effectiveness of Schroth exercises for adolescent idiopathic scoliosis: a meta-analysis.” PeerJ, 2025;13:e19639. doi:10.7717/peerj.19639
  9. Romano M, Minozzi S, Bettany-Saltikov J, Zaina F, Chockalingam N, Kotwicki T, Maier-Hennes A, Arienti C, Negrini S. “Therapeutic exercises for idiopathic scoliosis in adolescents.” Cochrane Database of Systematic Reviews, 2024;(2):CD007837. doi:10.1002/14651858.CD007837.pub3
  10. You MJ, Lu ZY, Xu QY, Chen PB, Li B, Jiang SD, Jiang LS, Xia J, Zheng XF. “Effectiveness of physiotherapeutic scoliosis-specific exercises on 3-dimensional spinal deformities in patients with adolescent idiopathic scoliosis: a systematic review and meta-analysis.” Archives of Physical Medicine and Rehabilitation, 2024;105(12):2375-2389. doi:10.1016/j.apmr.2024.04.011
  11. US Preventive Services Task Force. “Screening for Adolescent Idiopathic Scoliosis: US Preventive Services Task Force Recommendation Statement.” JAMA, 2018;319(2):165-172. PMID: 29318284
  12. T.C. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü. “Tarama Programları.” hsgm.saglik.gov.tr
  13. Samsun İl Sağlık Müdürlüğü. “Skolyoz Tarama Programı.” 7 Mart 2022 tarihli duyuru, samsunism.saglik.gov.tr

Gelin, önce tanışalım

Ücretsiz ön görüşmede (15 dk) sorularınız yanıtlanır; ardından isterseniz ayrıntılı değerlendirme (60 dk) planlanır.

Klinik Bornova / Evka 3'te, Erzene Mahallesi'ndedir; Evka 3 metro istasyonu yürüme mesafesinde, Ege Üniversitesi kampüsü ise yakın konumdadır. Ulaşım, çalışma saatleri ve randevu ayrıntıları iletişim sayfasında yer alır.

WhatsApp'tan yazın